Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Lenf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akkan - Kestirmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahminî, Yaklaşık
- Kanaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, İnanç, Kanı, Kanıklık, Soğum, Yetinme, Doyum
- Vesair kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diğer
- Hasım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşman, Rakip, Yağı, Antagonist, Anaz
- Tin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruh
- Üstelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bile, Caba, Fark, Güçlü, Kuvvetli, Sağlam
- Lazut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mısır
- Sözleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma, Kontrat, Mukavele, Akit, Bağıt
- Ağız Kavgası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tartışma
- Karma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık, Katışık, Yığma
- Gelecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ati, Encam, İleri, İstikbal, Müstakbel
- Sezme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı His, İrfan, Keşif
- Aygıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cihaz, Araç, Alet
- Yer Yağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Petrol
- Kıkırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- İspat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspatlamak, Kanıtlamak
- Daimî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemişelik, Sürekli, Temelli
- Müsamahakâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşgörülü, Merhametli, Yumuşak
- Bağımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gayrimüstakil, Tabi
- İnternet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örüt Ağ, Genel Ağ
- Karşıtlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zıddiyet, Mübayenet, Tezat, Zıtlık, Kontrast
- Elverişsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namüsait
- Kartbasan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üçkâğıtçı
- Gayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pek, Çok, Pek Çok
- Düşünmeksizin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedaheten
- Fikirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıllı
- Hamail kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muska
- Gezge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakol, Devriye
- Fevri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşkın, Hırslı, Tepinçli
- Bedava kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parasız, Ücretsiz, Karşılıksız, Emeksiz, Beleş, Caba, Havayi, Meccanen, Müft, Pulsuz
- Murahhas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delege, Salgıt
- Boş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abes, Açık, Anlamsız, Bilgisiz, Havai, Münhal, Yararsız, Gereksiz
- Mahvetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batırmak, Heba Etmek, Kavurmak, Yakmak, Yemek, Yok Etmek, Tozmak
- Cürüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suç, Yanlışlık, Kusur, Hatadan Doğan Durum
- Hatırlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anımsatmak, Uyarmak, İhtar Etmek, Deşmek, Okşamak, Söylemek
- Süel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Askeri
- Cebriye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazgıcılık, Kadercilik, Fatalizm
- Tesadüfen Gelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek
- Yangın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âşık, Coşkunluk, Düşkün
- İtdirseği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arpacık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü