Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kimisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazısı, Kimi - Fırtınalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık
- İrca Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek
- Bağlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlik, İlişik, İntisap, Sadakat, Sevgi, Tabiiyet, İlgi
- Şaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haydut, Kuldur, Soygunçu
- Özel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hususi, Mahsus, Şahsi, Zati
- Esmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üfürmek
- Müterakki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İleri, İlerici
- Hükmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakem Kararıyla
- Bilgin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlim, Bilimci
- Nasır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabar
- Sagan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doktor, Hekim, Tabip
- Nefret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tiksinme, İğrenme, Çiğrinme
- Deni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak (Kimse)
- Hareketsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükûnet
- Muhavere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma
- Parke Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seki Taşı
- Nihan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli
- Belde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Kasaba, Mekân, Şehir, Yer
- Rey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Fikir, Görüş, Karar, Oy, Ses
- İz Düşüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Projeksiyon; İrtisam, Mürtesem
- Konkre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Somut
- Senetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgesel
- Hayâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanç, Utanma, Sıkılma, Ut, Utanma Duygusu
- Bezdirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıktırmak, Usandırmak, Tüketmek
- Yarımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıtık
- Cilt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri, Kap, Ten
- Taaccüp Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşmak
- Diş Kamaştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buruk
- Işık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fer, Nur, Ziya, Şavk
- Utangaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahcup, Sıkılgan, Tor
- Halas Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtulmak
- Dımdızlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırılçıplak, Cascavlak; Bomboş, Eli Boş
- Podyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüksekçe Yer, Seki
- Bezzaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezci, Manifaturacı
- Güçlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Perçinlemek
- Kedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göcen, Pisik, Pişik
- Tesirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkili, Dokunaklı, Geçişli
- Dokunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ellemek, Batmak, Değinmek, Değmek, Dürtmek, Etkilemek, İlişmek, İlmek, Karıştırmak, Koymak, Sataşmak, Temas Etmek, Vurmak, Zarar Vermek
- Naçar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz, Düşkün, Zavallı, Umarsız
- Doğruca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direkt, Doğru
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü