Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Roket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fişek; Füze - Demirkapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mıknatıs
- Folk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halk
- Ihmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmak
- Muin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı
- Yurt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vatan, Memleket, Diyar, Dar, El, Emlak, İl, Konut, Mekân
- Anca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öyle
- Başkaldırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayaklanmak, İsyan Etmek, Kabarmak, Kıyam Etmek
- Bozgunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozgun
- Mantıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makul, Mantıki
- Sağ Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamak
- Tımarhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delihane
- Tevessül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeltenme, Yönelme, Başvurma, Girişme
- Bekinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Israr Etmek, İnat Etmek, Direnmek
- Gereksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Abes, Boşuna, Fuzuli, Lüzumsuz, Nahak, Yararsız
- Tamahkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlü, Hırslı
- Merlanos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezgit Balığı
- Sulugözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Sulu
- Tefeyyüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselme
- Endaze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçü
- Hemoroit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basur
- Önemsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cılız, Değersiz, Derme Çatma, İçi Boş, Ivır Zıvır, Küçük
- Cendere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pres, Basınç Makinesi; Dar Dere, Boğaz
- Şartlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşullu, Koşula Bağlı, Meşrut
- Sulh Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzlaşmak
- Tasarruf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırmak, Tutmak
- Gazap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfke, Kızgınlık, Hiddet, Hınç, Hışım
- İmalathane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapımevi, Üretimevi
- Huluskârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtenlik
- Şirk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeriklik
- Görmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fark Etmek, Almak, Anlamak, Bakmak, Çıkmak, Değerlendirmek, Gezmek, İzlemek, Karşılaşmak, Kavramak, Rastlaşmak, Seçmek, Seyretmek, Sezmek, Vermek, Yaşamak
- Kakırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurumak, Ölmek
- Şehbender kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konsolos, Elçi
- Kıymettar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli
- Damla Taş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkıt
- Mal Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Gelmek, Oturmak, Patlamak
- Protesto Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtiraz Etmek, Reddetmek
- Çözülüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozgun
- Ortam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlem, Ara, Dünya, Hava, Kucak, Muhit, Vasat, Zemin
- Laçka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harap, Düzeni Bozulmuş
- Konuşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Konferans, Laf, Musahabe, Müzakere, Nutuk, Sanat, Sohbet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü