Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kazmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakketmek, Deşmek, Oymak - Hayvanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılkılık
- Ders kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi Verme İşi, Çimke, Öğüt, İbret, Öğretici İz, İhtar, Muhazara
- Zemin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taban, Toprak, Yer, Düzlem, Dayanak, Döşeme, Dünya, Ortam, Temel, Yeryüzü
- Eğitimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiyeci, Pedagog
- Nahak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna, Gereksiz
- Lain kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melun, Lanetlenmiş
- Ortaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıfat-fiil
- Numaralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kotlamak
- Füsunkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüleyici
- İzahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama
- Himayecilik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak
- Model kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzer, Biçim, Örnek, Sistem, Şekil
- Vali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlteber, İlbay
- Antipati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevmezlik, Soğukluk, İticilik, Sevimsizlik
- Dosya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizeç, Şahsi İş
- Muadele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beraberlik, Denklem
- Gıybetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekiştirmeci
- Pekişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak, Katılaşmak, Sertleşmek
- Kıvılcım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alev
- Sızgıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavurma
- Yer Sarsıntısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deprem, Zelzele
- Dejenerasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysuzlaşma, Yozlaşma
- Pomat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merhem
- April kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nisan
- Aranje kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenleme
- Övünmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokalanmak, İftihar Etmek, Temeddün Etmek
- Süslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezenmek, Donanmak
- Encümen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurul, Komisyon, Yarkurul, Komite
- Müşteri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıcı, Alımcı, Haridar, Satın Alan
- Yüzsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmaz, Sıkılmaz, Arsız, Vicdansız, Çekinmez, Hayasız
- İstisnai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özel, Ayrık
- Meri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçerli
- Cezbetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayran Etmek, Göz Almak, Çekmek, Bağlamak, Etkilemek
- Abone kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürdürümcü
- Kezalik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öyle, Ol Da Öyle
- Baran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağmur
- Öğreti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç, Meslek, Mezhep, Doktrin
- Trafik Magandası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otoş
- Uçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek, Cennet, Kalkmak
- Gayretli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalışkan, Azimli, Çabalı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü