Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Haramzade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Piç - Zebun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkün, Güçsüz, Âciz, Zayıf, Argın
- Tedavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyileştirme, Sağaltma, Mualece, Otama
- Karadinmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçe Dönük
- Ön Yargı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşin Hüküm
- Kıpkızıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Koyu
- Divane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Deli, Kaçık
- Nahif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cılız, Çelimsiz, Zayıf
- El kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahali, Aşiret, Baskı, Defa, Etki, Halk, İl, Kez, Memleket, Mülkiyet, Pençe, Ülke, Yabancı, Yönetim, Yurt, Ecnebi, El Âlem
- Dermansızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüzlük, Zafiyet
- Ara Bulucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aradüzelten, Vasıtacı
- İzbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basık, Loş, Nemli, Kuytu; Sapa
- Meşal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşale
- Haczetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girev Götürmek
- Peder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ata, Baba, Papaz
- Yazın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edebiyat
- Bıngıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titremek
- Rica Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilemek
- Zemheri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakış
- Akıntılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyilli
- Iskatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezarlık Dilencisi
- Natuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylevci
- Muktezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekli
- Bürokrasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Resmiyetçilik, Kırtasiyecilik
- Cidal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraşma, Savaşma, Cenk, Çekişme, Ağız Kavgası
- Basınç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tazyik
- Kumbara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülle
- Pepeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pepe
- Hekim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doktor, Tabip, Sagan, Atasagun, Otacı, Sağbilge
- Meşrep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huy, Karakter, Mizaç, Yaradılış
- Belgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiar, Alamet, Nişan
- Şema kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekil
- Arzuhalci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilekçeci
- Arlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmak, Utanç Duymak, Mahcup olmak
- Yayılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksetmek, Büyümek, Çıkmak, Çökmek, Otlamak, Sirayet Etmek, Sıvışmak, Sızmak, Yansımak, Yaygınlaşmak
- Mezun Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak
- Yetinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avunmak, Kalmak, Kani Olmak, Kanmak, Kifayetlenmek, İktifa Etmek
- Satır Arası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İma
- Hükümran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Egemen
- Yemiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyve, İncir, Kavun, Semere
- Ortada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahsus
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü