Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Metronom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkaç - Telesimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıflamak
- Seki Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parke Taşı
- Mazlum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezgin, Çilekeş, Kıyıma Uğratılmış, Zulüm Gören
- Peştamal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Futa
- Savunu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savunma
- Razılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcabet
- Öğretim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahsil, Talim, Tedrisat
- Yaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahar, İlkbahar, Yaz Mevsimi
- Baş Bezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mendil
- Sığın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alageyik
- Eğrisine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlama
- Fahiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Çok Fazla, Taşırı
- Yarıçap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nısıf Kutur
- Hafif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolay, Hoppa, Az, Fazla Olmayan, Ferah, Rahat, Uçuk, Yavaş, Yumuşak, Yüngül, Yeğni
- Didar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz, Çehre
- Saraka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, İstihza
- Devinim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket, Aksiyon
- Tez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acele, Çabuk, Süratli, Yarım Yamalak
- Tecavüz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saldırmak, Hücum Etmek, Namusa Sataşmak, Aşmak, Geçmek, Göğmek
- Komi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garson Yamağı
- Göz Gezdirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Atmak
- Kabahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suç, Kusur, Hata, Töhmet
- Vefasızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıyanet
- Havali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Dolayı, Bölge, Yöre
- Kabile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boy, Uyruk, Oymak
- Makbul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenilen, Geçer, Geçerli, Hoşa Giden, Hoş Karşılanan, Beğenik
- Gelme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçmen
- Çatal Ağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delta
- Akut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İleri
- Kazma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Külünk
- Saçan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Naşir
- Problem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesele, Sıkıntı, Sorun, Çözgü
- Chat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söyleşi
- Yahut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ya da, Veya, Veyahut
- Yağlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semiz
- Etkilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezbetmek, Dokunmak, İşlemek, Koymak, Silkelemek, Tesir Etmek
- Kuşpalazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Difteri
- Zeng Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telefon Etmek
- Bodyguard kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruyucu
- Sürüm Değeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rayiç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü