Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Erzan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ucuz - İskelet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak, Kuru, Kemik Çatısı, Teşrih
- İhtiyatsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınımsız
- Seyyal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akışkan
- Kudret Hamamı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilıca
- Nesep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soy, Asıl, Kök
- Günahkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fail, Sanık
- Atol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yer Elması, Mercanada, Mercan Adası
- Kapital kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sermaye, Anamal, Başmal, Meta, Resülmal
- Kanıtlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspat
- Snop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Züppe
- Koşam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avuç
- Riya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkiyüzlülük
- Arkaüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırtüstü
- Farksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aynı, Ayrımsız
- Yetenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabiliyet, Beceri, İstidat, Kapasite, Kudret
- Altıpatlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplu Tabanca
- Kotlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pirzola
- İhtişamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkemli
- Yetkinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kemal
- Nüfuz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Geçmek, İşlemek, Sinmek
- Muğlâk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşılmaz, Çapraşık, Karışık
- Söve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çerçeve
- Dırıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme
- Gramer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilbilgisi
- Mahşer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargaşa
- Sapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönmek, Kıvırmak
- Erinçli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahat
- Yüksek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faik, Güçlü, Koca, Yüce
- Didaktik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretici; Öğretim Bilgisi
- Güney kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenup
- Mesele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş, Maslahat, Problem, Sıkıntı, Sorun, Konu, Güç İş
- Dillendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek
- Değersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Bayağı, Önemsiz, Soysuz, Cılız, Derme Çatma, Döküntü, Hakir, Hasis, Havai, Hor, İçi Boş, Kepaze, Küçük, Müptezel, Vıcık Vıcık
- Murabba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dördül, Dörtgen, Kare, Reçel
- Akşam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gece
- Gazaplı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızgın
- Dolgun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalın, Şişko
- Zeng kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çan, Çıngırak, Zil
- Ahmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Aptal, Bön, Dangalak, Salak
- Sanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bellemek, Bilmek, Ummak, Zannetmek, Tahmin Etmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü