Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Lahana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelem - Abstreleştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücerretleştirmek, Soyutlaştırmak
- Beklenti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ümit
- Cedit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeni
- Depresyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöküntü, Bunalım, Ruhsal Çöküntü
- Ecmain kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi, Tümü, Tamamı
- Takanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alacak, Borç, İlişki, Takıntı
- Kale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamal, Kermen, Kurgan
- Hacer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taş
- Yavaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hızlı Olmayan, Ağır, Asta, Alçak, Hafif
- Medeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kültürel, Uygar
- İtfaiye Aracı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtfaiye
- Çekimser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitaraf, Müstenkif
- Lup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüteç
- Etnografik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budunbetimsel
- Yaralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncitmek, Kırmak, Vurmak
- Eleştiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kritik, Sınama, Tenkit, Yargılama
- Karışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzensiz, Bozuk, Bulaşık, Çapraşık, Dağınık, Girift, Jülide, Karanlık, Karma, Katışık, Kompleks, Melez, Muğlak, Pis
- Şaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bocalamak, Şaşalamak, Tanlamak, Hayret Etmek
- Çentmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kertmek
- Bertaraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir Yana, Şöyle Dursun
- Tükenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitmek, Erimek, Geçmek, Sönmek, Hiç Kalmamak, Sona Ermek
- Taşımacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakliyeci
- Coşkunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateş, Galeyan, Hararet, Yangın
- Esrarengiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizemli
- İki Paralık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz
- Hamur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Maya, Öz
- Aracı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vasıta, Arabulucu, Komisyoncu, Simsar
- Alın Yazısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talih, Mukadderat, Yazgı, Kader, Baht, Talih
- Okullu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenci
- Söze Bakan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uslu, Uysal
- Duraksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direkt, Oynak
- Karides kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz Tekesi
- Deva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlaç, Çare, Em
- Çakıl Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çakıl
- Sebzevatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manav
- Hoyrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lakayıt, Selikasız, Kaba, Kırıcı Ve Hırpalayıcı
- Dem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağ, İçki, Kan, Koku, Nefes, Soluk, Zaman
- Öğütçü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vaiz
- Halsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dermansız, Yorgun, Bitkin
- Neciplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asalet, Efendilik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü