Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sulta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetke, Otorite - Oyulgalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birikmek
- Tıynet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huy, Maya, Yaradılış
- Tenis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alantopu
- Vasıflandırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitelendirme, Adlandırma
- Ay Ağılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hale
- Nebat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitki
- Sarahaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkça
- Badi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ördek
- Yalaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalım, Alaz, Alev
- İlaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare, Merhem, Em, Deva, Derman, Ot, Önlem
- Mağdurluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mağduriyet
- Mücavir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komşu
- Paralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak
- Kâffesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi
- Düşünceli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasalı, Kaygılı
- Duyulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksetmek, Çıkmak, Vurmak, Yansımak
- Pisik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göcen, Kedi
- Halk Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Folklor
- İlavesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiz
- Tembih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkaz, Uyarı, Uyarma, Öğüt, Uyandırma, Ismarlama, Anımsatma
- Ölçü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Çap, Değer, Ebat, İtibar, Miktar, Mikyas, Miyar, Ölçüt, Tartı, Vezin
- Oyuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çukur, Oyuk
- Türemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaya Çıkmak, Oluşmak, Çoğalmak, Gelmek, Hasıl Olmak, Üremek
- Yürek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalp, Cesaret, Ciğer, Dil, Gönül, İç, İçeri, Karın, Kupa, Mide, Sadır, Sine
- Taç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yan
- Sivrilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temayüz
- Enfüsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öznel
- Çarpınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırpınmak
- Fırıldak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolap, Düzen, Fırfıra, Fırlangıç, Foya, Hile
- Kanaat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetinmek
- Semere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyve, Ürün, Verim, Yemiş, Yarar, Sonuç
- Duygu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı His, İhtisas, Kalp, Ruh
- Etkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktif, Hareketli, Faal, İşleyen, Çalışan, Fail
- Methetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övmek
- Sınık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırık, Bozuk, Çıkık; Dağınık, Perişan
- Çarliston Marka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antika
- Maazallah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Allah Korusun, Allah Esirgesin
- Anbean kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Her An, Dakika Dakika, Ara Sıra, Giderek
- Ehemmiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önem
- Kaynar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak, Pınar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü