Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Enfeksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşma, Bulaşım - Linet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İshal
- Mostra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermelik, Örnek, Örneklik, Numunelik
- Mezbele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süprüntülük, Çöplük
- İstila kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bürünme, Basma, Kaplama, Salgın, Sarma, Ele Geçirme, Yayılma, Bürüme
- Tekrar Tekrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üst Üste, Ardı Ardına, Kayta Kayta
- Sıyga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kip
- Boş Yere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna
- Tabiatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğacılık
- Mesih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsa Peygamber
- Kibirlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklenmek
- Kökünü Kesme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmha
- Façalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli
- Numaracı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenbaz
- Sismolojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deprembilimsel
- Mahalli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöresel, Yerel, Lokal, Yerli
- Terütaze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpe
- Hararetlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlanmak, Coşmak, Kızışmak
- Alelade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıradan, Olağan, Bayağı, Doğal, Sıra İşi
- Rey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Fikir, Görüş, Karar, Oy, Ses
- Dözmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katlanmak
- Yoksul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fakir, Fukara, Çorak, Kembağal, Parasız, Sefil, Yetersiz
- Bunaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğmak, Sıkmak
- Cebriye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazgıcılık, Kadercilik, Fatalizm
- Otorite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetkili, Yetke, Sulta, Erke
- Koşuşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşmak
- Nakolay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakar
- Hisseli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylı
- Kutup Yıldızı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demir Kazık
- Cem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğul, Çokluk
- Obsesyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takınç
- Bihuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deli, Sersem, Şaşkın
- Muvazeneli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengeli, Ölçülü
- Macun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mala
- Ayrıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatal
- Künde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Hile, Köstek, Oyun, Tuzak
- Destek Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı Olmak
- Maraza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Kavga, Anlaşmazlık
- Başyapıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaheser
- Bitkinleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tükenmek
- Tarihçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müverrih, Tarih Öğretmeni
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü