Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hortum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burağan - Tahkiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öyküleme, Anlatı
- Cüretli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pervasız, Yürekli
- Biberli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı
- Mukaddesat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsallıklar
- Misket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülle, Bilye
- Mustatil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikdörtgen
- Ayrıksı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başka
- Çağrı Cihazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağrı
- Tercümanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmenlik, Tilmenlik
- Yiyecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azık, Gıda, Rızık, Taam, Kayıt, Mekulat
- Monopol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekel
- Rastgele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişigüzel, Kazara, Tesadüfen
- Sekretarya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazmanlık
- Çakın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvılcım, Şimşek
- Omurilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nuhal Şevki, Murdar İlik
- Şimendifer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katar, Tren, Demiryolu
- Kurtulmalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fidye, Fidyeinecat
- Cemiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dernek, Düğün, Sosyete, Topluluk, Toplum, Kurum
- Yoğun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesif, Sıkışık, Kalabalık, Dolu, Ağır, Çok, Derin, İri, Kaba, Kalın, Koyu, Sıkı, Şişman, Tombul
- Diyalekt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lehçe
- Ariza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilekçe
- Komut Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emir Vermek
- Basımevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matbaa
- Müddet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süre, Zaman
- Ceman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi Birden, Toplu Olarak
- Barışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak, Uzlaşmak
- Ur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dert, Şiş, Tümör, Yenitüreme
- Uzanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Nitelik, Ölçü, Özellik
- Mahalli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöresel, Yerel, Lokal, Yerli
- Çıkıntılık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtiraz Etmek
- Merdiven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basıncak, Pilleken, Ağıncak
- Asıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçek, Kök, Öz Kendisi, Kaynak, Köken, Çıkak, Gerçeklik, Doğruluk, En Çok, Başlıca, Ana, Cevher, Cins, Esas, Hakikat, Hamur, Mahiyet, Nesep, Özgün, Soy, Temel, Üs
- Tokatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcı
- Güdülebilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güdümlü
- Ege kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veli
- Mim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pandomima
- Yatak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşek, Denk, Mecra, Şilte
- Kalıplı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün
- Eskimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşınmak, Yaşlanmak, Yıpranmak
- Yerden Bitme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türedi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü