Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Revolver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Altıpatlar - Arziyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yer Bilimi
- Yüzey Şekilleri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engebe
- Heykelcilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heykeltıraşlık
- Ünsiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İletişim, Komünikasyon, Ahbaplık, Arkadaşlık, Alışkanlık
- Tek Parça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yekpare
- Konsey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurul, Şura
- Füzyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşme
- Bitaraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekimser, Yansız, Müstenkif, Kararsız, Tarafsız
- Gümbedek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birdenbire
- Neşelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keyiflenmek
- İnayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhsan, Lütuf, İyilik, Yardım, Kayra, Atıfet
- Villa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşk
- Meşum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğursuz
- Haber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havadis, Bilgi, Salık, Söylenti, Sorak, Yenilik, Yüklem, Salkı, Uçar
- Adilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağılık
- Kansızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anemi
- Sundurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vermek
- Andaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatıra, Yadigar, Anı
- Araştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayene, Tetkik
- Görülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastlanmak, Seçilmek
- Leksikoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözcükbilim
- Kafes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hapishane
- Düşünüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütalaa, Tefekkür
- Hâk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toprak
- Afsuncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyücü
- Muvaffak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başarmış, Başarılı
- Hoşbaht kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlu, Mutlu
- Hakaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağılama, Taşlama, Onur Kırma
- Arınmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duru
- Sefirikebir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükelçi
- İbraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaya Koyma, Gösterme
- Hemoroit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basur
- Altüst Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkılmak
- Şutör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuruşçu, Atışçı
- Sergen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam Bölme, Dolap, Vitrin, Raf
- Faziletsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erdemsiz
- Ağırbaşlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ciddi, Vakur, Ağır, Gösterişli, Kâmil, Paşa, Temkinli, Veznin
- Aksaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıza
- Örek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvar, Yapı, Bina
- Mucur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kömür Kırığı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü