Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dinlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kulak Vermek, İşitmek, Söz Dinlemek, Uymak - Düzensizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtilal
- Yakacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakıt, Mahrukat, Karaçıban, Odun, Kömür
- Slayt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saydam
- Toplanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtima
- Menfaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkar, Kâr, Yarar, Ası
- Lalüebkem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilsiz
- Abstreleştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücerretleştirmek, Soyutlaştırmak
- Saydam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeffaf, Transparan
- Altınkökü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İpeka
- Sık Sık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az Aralıkla, Sık Olarak, Sıkça, Tez Tez
- Kımıldanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deprenmek, Kımıldamak
- Har kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızgın, Sıcak, Yakıcı
- Tutma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinti
- Ahlaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Törel
- Özümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mal Etmek, Temsil Etmek
- Âlem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünya, Cihan, Evren, Eğlence, Acun, Herkes, El Gün, Başkaları, Eller, Yabancılar, Çevre, Hava, Ortam
- Hikâyecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıkra
- Zaruret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecburiyet, Zorunluluk, Sıkıntı, İhtiyaç, İcap, Yoksulluk
- Nem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islak, Rutubet, Teril, Höt
- Tıksırıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatsız
- Üstünkörü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Gelişigüzel, Sathi, Yalandan, Yarım Yamalak, Yüngül
- Farzımuhal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olmayacak Şey Ama Tutalım Ki
- Yöneltmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, Vermek
- Asilzade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu
- Lüzumsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksiz
- Mahsur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşatılmış, Çevrilmiş, Sarılmış
- Açık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aleni, Belirgin, Açılmış, Serbest, Aşikâr, Berrak, Boş, Çıplak, Münhal, Sarih, Somut, Vazıh, Zahir
- Kırağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jale
- İtiraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama, Söyleme, Bildirme
- Çingene Ahtapotu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ur
- Orun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makam, Mesnet, Mevki, Mansıp
- Muhabbet Tellalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Zübde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz
- Tespit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirleme, Saptama
- Suçüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cürmümeşhut
- İşgal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engelleme, Oyalama; Tutma, Kaplama, Eli Altına Alma
- Esme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürperti
- Abone Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürdürümlenmek, Dadanmak
- Hadden Artık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı
- Çivilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mıhlamak, Öldürmek, Vurmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü