Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Para kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akçe, Kazanç, Kredi, Nakit, Pul, Vakıf, Varlık - Nevazil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezle, İngin, Duma
- Kriminal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçsal
- Bereketlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak
- Artağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimli, Artımlı, Bereketli
- Giranbaha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli
- Dijital kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayısal
- Anamalcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sermayedar
- Kadıntuzluğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarıçalı
- Revalüasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer Artırma
- İltimas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka Çıkma, Kayırma, Ayrıcalık Tanıma, Himayecilik, Kohumbazlık
- Beceriklilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ustalık, Hünerlilik, Maharetlilik
- Cezire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ada, Aral
- Liberal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşgörülü, Erkinci
- Buhar Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaybolmak, Yok Olmak
- Bilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, İlim, Marifet
- Sırf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalnız, Salt, Tamamıyla, Büsbütün, Ancak, Baştan Aşağıya Kadar
- Reform kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltme, İnkılap, Islahat, Düzeltim, Yeğleme
- Gözyaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaş
- Dingil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Eksen, Mihver, Ok, Salak, Mil, Aks
- Etkime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesir
- Pekmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milyon
- Alçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jips
- Abiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Tuvalet
- Çençen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze
- Belirgin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bariz, Seçkin, Açık, Besbelli, Sarih, Saydam
- Mesaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber, İleti, Düşünce
- Kaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görgüsüz, Özensiz, Abullabut, Çirkin, Ham, Hantal, Kabak, Kalas, Kötü, Köylü, Nadan, Yoğun, Yoz, Sakil
- Alçı Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jips
- Uydurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzme, Asılsız, Blöf, Derme Çatma, Sahte, Uyduruk, Uydurulmuş, Yalan
- Badana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahek
- Varlıkbirliği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahdeti Vücut
- Yanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanma, Şikayet, İlenme, Beddua; Tekrar
- Buyruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emir, Ferman, İrade, Egemenlik
- Telin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanet okuma, Lanetleme, Kargıma, Kargış, İlenme
- Meydanca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pist
- Tehi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş
- Görüşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarenlik Etmek, Sohbet Etmek; Ahbaplık Etmek; Müzakere Etmek
- Kitaplık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütüphane
- Şaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Saf
- Endikatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterge
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü