Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dogma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kör inanç, İnak - Karınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftleşmek
- Katran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zift
- Titreme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsıntı, Sıtma, Ürperti
- Düş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal, Rüya, Umut, Uyku
- Sınaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zanaat
- Betimlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasvir Etmek
- Delgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matkap
- Akmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesilmek
- İmaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayır Evi
- İmanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnançlı, Mümin
- Mahfi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Saklanmış
- Samit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sessiz, Ünsüz
- Andız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Servi
- Hissedilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahsus
- Yıkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Tahrip Etmek, Yük İndirmek, Suçlamak
- Dolap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Fırıldak, Hile
- Haleldar Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Sarsılmak
- Kavga Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatışmak
- Maden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esrar, Metal, Mineral, Mızrap, Uyuşturucu
- Fen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, Bilim, Hile
- Temsilci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mümessil, Ajan, Nümayende, Oruntak
- Teferruat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Detay
- Gayriciddi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Laubali
- Yakışmamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti
- Atlama Beygiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beygir
- Pişe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zanaat
- Fevt Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek, Yitmek
- Huy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damar, Doğa, Hasiyet, Haslet, Mizaç, Seciye, Tabiat, Tıynet, Yaradılış, Âdet, Alışkanlık
- Kanaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, İnanç, Kanı, Kanıklık, Soğum, Yetinme, Doyum
- Heves Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatmak, Yeltenmek
- Kaput kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Kötü
- Kont kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derebeyi
- Kurnaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkgöz, Cambaz, Çakal, Kurt, Uyanık
- Cevaben kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanıt Olarak, Yanıtça
- Bodur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıknaz, Bacaksız, Bastıbacak, Bücür, Alçakboylu, Cırttan, Kısaboy
- Lahana Sarması kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarma
- Bünye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruluş, Yapı
- Ozanca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şairane
- Cıncık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Züccaciye
- İhtiyaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınarak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü