Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Atlama Beygiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beygir - Taşın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakliyat
- Emsalsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşsiz, Benzersiz, Tek
- Anapara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anamal, Sermaye
- Milenyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Binyıl
- Cesim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, İri, Kocaman
- Şakramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakımak
- Dudu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hanım, Papağan
- Snop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Züppe
- Ki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kim
- Denektaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehek Taşı, Mihenk
- İnhisar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstemlekecilik, Tekel
- Başmal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sermaye
- Naylon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzmece, Sahte
- Çabalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceht Etmek, Gayret Etmek, Çalışmak, Uğraşmak, Debelenmek, Yanmak
- Muhaceret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göç
- Uzaktan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahsen
- Boşlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhmal, Bırakmak, Sermek
- Değişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişmek, Değiştirmek, Dönmek, Mübadele Etmek, Yürümek, Tahavvül Etmek, Tebeddül Etmek
- Yönseme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temayül
- Tutarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengeli, Çelişmesiz, Orta, Sabit, Uygun, İnsicamlı
- Adlı Sanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünlü
- İrade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteme, Buyruk, Dilek, İstek, Buyrultu, İstem, İstenç
- Tutumsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eli Açık, İdaresiz, Müsrif, Savruk, Savurgan
- Sadme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpışma, Sarsıntı, Tokuşma, Vurma
- Tavşan Yürekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkak
- Zayıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıska, Cılız, Arık, Çelimsiz, Enez, Yetersiz, İnce, Kuru, Yufka, Güçsüz, Kuvvetsiz
- Dayanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delil, Destek, İstinatgâh, Mesnet, Zemin
- Çeltek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uşak, Yardımcı
- Sakınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkmak, Çekinmek, Esirgemek, Gözetmek, İhtiyat Etmek, Korumak
- Döşemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek
- Hakça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrulukla
- Bağırsak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç
- Alakasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgisiz
- Sinir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asabiyet, Asap, Öfke
- Gösterişlilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şan
- Asimilasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzeşme, Özümleme, Eritme
- Supleman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ek
- Yasamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşride Bulunmak
- Millet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Herkes, Kavim, Ulus
- Canevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü