Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Haleldar Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Sarsılmak - Dağıtma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşir, Talan, Tevzi
- Çiftelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekmelemek
- Şûra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meclis, Kurul
- Cömertlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eli açıklık
- Terane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezgi, Makam, Nağme
- Güvenilmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kancık
- Tek Yazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Monografi
- Şems kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güneş
- İkame kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doldurma, İvaz Etme, Yerine Koyma, Yerine Kullanma, Dikme
- Hidro kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su
- Katiyetle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlikle
- Fos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürük, Temelsiz, Boş, Kof
- Mahkeme Kararı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüküm
- Cühela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizler
- İdareli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutumlu
- Iraklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklaşmak
- Yalpa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanma, Eğilme
- Tayfa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşiret, Hizip, Oymak, Uşak, Yardakçı, Koşuntu, Maiyet
- Katışıksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı, Halis, Has, Saf, Som
- Bezirgân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüccar, Tecimen
- İktidar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Dirayet, Hükûmet, Kifayet, Kudret, Erk
- Nahiv kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz Dizimi
- Laçın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Laçın
- Abırlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak
- Ket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlük, Engel Çıkarma
- Parçalama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölme
- Koyulaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teksif
- Sığınmacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mülteci
- Yanaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhalif
- Safha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evre, Merhale, Mertebe
- Döşemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek
- Tecrübî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneysel, Uygulamalı
- Sürgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Sürme, Tırkaz, Yuvak, Loğ
- Affedilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muaf
- Foga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateş
- Konfeti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçıntı
- Zatülcenp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satlıcan
- Lisans Belgesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diploma, Şahadetname
- Dertli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzgün, Hasta, Yanık, Yaralı
- Gerdanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyunluk, Gerdanbent
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü