Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kanaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, İnanç, Kanı, Kanıklık, Soğum, Yetinme, Doyum - Materyal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereç, Özdek, Öğe, Malzeme
- Yelletke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fan, Vantilatör
- Sertlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertleşmek
- Kulaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazan
- Kendisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kendi, Özü, Şahsen
- Sosyal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtimai, Toplumsal
- Duyultu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şayia
- İptila kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkünlük, Müptelalık
- Yayın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşriyat, Eser, Yapıt
- Antlaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukavele, Nişancı, Pakt
- Sırça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam
- Valilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vilayet, İl, İlteberlik
- Hulliyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takı
- Yarar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fayda, Avantaj, Çıkar, Elverişli, Kâr, Kazanç, Menfaat, Uygun, Yarayan, Nefi, Ası
- Yan Taraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böğür
- Göz Kırpımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lahza
- Millet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Herkes, Kavim, Ulus
- Muattal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş
- Çıpır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yonga
- Haber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havadis, Bilgi, Salık, Söylenti, Sorak, Yenilik, Yüklem, Salkı, Uçar
- Teokrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinerkçi
- Bizzat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz, Kendi, Kendisi, Şahsen
- Halk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahali, El, Kamu, Folk
- Yakışmamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti
- Beraberinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte
- Adliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargılık
- Kibar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kostak, İnce, Nazik, Zarif, Değerli, Efendi, Seçkin, Soylu, Zengin, Şık, Köklü
- Alelumum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genellikle, Genel Olarak, Bütün
- Vazetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koymak
- Kuduz Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kudurmak
- Enkaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı, Çöküntü, Döküntü, Harabe, Harabelik
- Kızmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asabileşmek, Gazaplanmak, Hiddetlenmek, Öfkelenmek, Sinirlenmek
- Mütecessis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırıcı, Meraklanan, Meraklı
- Yönder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürşit
- Aden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cennet
- Kayıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönmek, Geri Dönmek, Nükul Etmek, Rücu Etmek
- Müttefik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşik, Bağdaşık, Bağlaşık, Oyda Bir
- Haramzade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Piç
- Erat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erler
- Ban Yağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hint Yağı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü