Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Temsilci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mümessil, Ajan, Nümayende, Oruntak - Ahşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağır
- İtina Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özenmek
- Veledizina kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Piç
- Transfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarım, Kotarım, Geçiş, Geçit, Geçme, Taşıma, Götürme, Geçirme, Alma
- Gönlünü Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönlünü Etmek
- Ünsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Samit, Sessiz
- Devirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşürmek, Yıkmak, İçmek, Yuvarlamak
- Ebeveyn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anne, Baba, Ata Ana, Valideyn
- İhata Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Çevirmek, Havi Olmak, Kapsamak, Kavramak, Kuşatmak, Sarmak
- Tutkal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapışkan
- Etken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktif, Faktör, Malum, Müessir, Amil
- Bihuzur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirgin, Huzursuz
- Toy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acemi, Çaylak, Düğün, Genç, Naşı, Tecrübesiz, Tor, Ziyafet
- Tarumar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak
- Koruyucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hami, Kalkan, Muhafız, Vaki
- Tasgir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçültme
- Getiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faiz, Kazanç, Ürem, Yarar
- Çençen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze
- Antagonizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmanlık
- Salih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarar, Elverişli, İyi
- Yazı Yaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kır, Ova
- Soğukkanlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtidal
- Sakınım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyat, Tedbir
- Eşraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zenginler, İtibarlılar, Sözü Geçenler, İleri Gelenler
- Lağa Koymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlenmek
- İstinat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak
- Bazen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimi Zaman, Arada Bir, Ara Sıra, Bazı, Kâh, Kimi
- İttihat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşme, Birlik Kurma, Bir Olma
- Burun Otu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enfiye
- Tahsilât kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alımlama, Toplama
- Pimpirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Harap, Virane
- Vukufsuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizlik
- Beğenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşlanmak, Tasvip Etmek, Onaylamak, Kabul Etmek, Uygun Görmek, Açmak, Alkışlamak, Bitmek, Tutmak
- Şadlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tören
- Anaokulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uşak Bahçesi
- Basmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bürümek, Çap Etmek, Çökmek, Kaplamak, Örtmek, Tabetmek, Vurmak
- Muhatara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku, Tehlike, Zarar, Ziyan
- Sada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ses
- Paradoks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişki, Karşıtlam
- Sallapati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşüncesiz, Düşünmeksizin, Dikkatsizce, Saygısızca, Patavatsızca
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü