Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mısra - Asitane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstanbul
- Tahripkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıcı
- Büyük Baba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dede
- Mevzun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün, Ölçülü
- Pelenk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaplan, Pars
- Hava Gazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metan Gazı
- Hunhar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasap, Kana Susamış, Kan Dökücü
- Çalma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibrit, Makas
- Tescil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazma, Kütüğe Geçirme
- Sıhhi Tesisat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Döşemi
- Oydaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemfikir
- Delirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıldırmak, Deli Olmak, Kulumak
- Otlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otarmak
- Kalem Efendisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâtip
- Semen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semizlik
- Devşirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derlemek, Dermek, Toplamak
- Betik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kitap, Mektup, Tezkere, Pusula
- Meal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlam, Kavram, Mefhum, Netice, Sonuç, Diyem, Yorum
- Birlikte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beraber, Beraberce, Birge, Bir arada, Hep beraber, Yanında, Beraberinde, Bile, Müşterek, Ortaklaşa
- Andırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Benzemek, Çalmak, Kaçmak, Okşamak, Yaklaşmak, Birine Çekmek, Hatırtatmak
- Heykelci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heykeltıraş
- Burulgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girdap
- İyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş, Sağlıklı, Aşırı, Uğurlu, Hayırlı, Âlâ, Bol, Çok, Düzgün, Esen, Güzel, Hayır, Uygun, Yakşı, Yerinde
- Barometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basınçölçer
- Mamul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapılmış, İşlenmiş, Ürün, Mahsul, Mamulat, Yapılı Eşya, Yiyecek
- Uçuçböceği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğurböceği
- Sürgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Sürme, Tırkaz, Yuvak, Loğ
- Çiğindirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omuzluk
- Şemsiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çetir
- Militarist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süerselci
- Loder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükler
- Afiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esenlik, Keyif, Sağlık
- İrtihal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölüm
- Öğleyin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günortada
- Bağban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahçıvan
- Emmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek, İçmek, Soğurmak, Massetmek
- Sıfat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ön Ad, San, Bet, Keyfiyet, Yüz, Kılık
- Rölyef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabartma
- Eyvallah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüdahafız
- Şeker Renk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pek Yolunda Olmayan, Soğuk Bir Hava Esen (Ahbaplık İlgisi)
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü