Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yuhalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtiraz Etmek, Tuf Tuf Etmek - Dikkatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetik, Titiz
- Karagül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Astragan
- Anamalcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sermayedar
- Satmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taslamak, Vermek
- Öfkelenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feveran
- Cüce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bodur, Bacaksız, Bücür, Civciv
- Jandarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkgöz, Zaptiye, Korucu, Kolluk
- Yırtılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak
- Kullanılmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Hasislik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pintilik, Eli sıkılık
- Heyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurul
- Kelep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çile, Demet
- Doğrudan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten, Hakikaten
- Dadı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daye
- Rende kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yontaç
- Adabımuaşeret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görgü Kuralları
- Göçük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökme, Çökük, Yıkıntı, Çöküntü
- Birikim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneyim
- Desteklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek, Kömek Etmek, Vurmak, Yardımcı Olmak, Müzaheret Etmek
- Azman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmiş, İri, Büyük
- İstişare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Danışma, Maslahat, Müşavere
- Uğursuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara, Meşum, Musibet, Şom, Düztaban
- Platonik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Platoncu, Düşsevisel, Eflatuni
- Satıcılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayilik
- Söz Misali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz Gelişi
- Lig kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küme
- Siyahe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bordro, Liste
- Yaklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzemek, Uğramak
- Yasama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanunvericilik, Teşri
- İrs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıtım, Soyaçekim
- Tayfa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşiret, Hizip, Oymak, Uşak, Yardakçı, Koşuntu, Maiyet
- Pusarık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Puslu, Serap
- Varlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevcudiyet, Zenginlik, Servet, Hayat, Mal, Mülk, Ömür, Para, Sermaye, Üzeri, Vücut, Varsıllık, Variyet, Önemli, Yararlı, Değerli, Popülasyon
- Çattırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İletmek
- İhtimal Ki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galiba
- Sıcacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten, Samimi, Sevimli
- İyi Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyileşmek
- Ufalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçülmek, Büzülmek
- Beşbıyık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muşmula
- Destek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahize, Dayak, Dayanak, Kol, Koltuk, Rahle, Takviye, Hamil
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü