Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Aktarma Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak - Ahenkli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyumlu
- Erişkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgun, Kamil, Kahil
- Nazar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakış, Göz, Göz Değme
- Yüze Gülücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkiyüzlü, Riyakâr
- Büyük Baba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dede
- Balkımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zonklamak, Ağrımak, Sancımak, Parlamak, Parıldamak, Şimşek Çakmak, Dalgalanmak, Su Halkalanmak
- Soyağacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şecere
- Yemlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek
- Âdemoğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsanoğlu, Kişioğlu, İnsan
- Üfteri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğriltiotu
- Esaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutsaklık, Kölelik, Boyunduruk
- Çözülme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hal
- Tavzih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama
- Farfara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aceleci, Boşboğaz, Çerenci, Gürültücü, Yaygaracı, Övüngen
- İç Sürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İshal
- Pehpehlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pohpohlamak
- Çenesi Düşük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşboğaz, Geveze
- Japon Gülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamelya
- Lökosit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akyuvar
- Özlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Darıkmak, Hasretini Çekmek, Sağınmak, Susamak
- Girişimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteşebbis
- Kurye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özel Ulak
- Sevmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönül Vermek, Hoşlanmak; Okşamak
- Gafilce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aymazca
- Gezme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyran
- Pena kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mızrap
- Metanetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıksız
- Parke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parke Taşı
- Evveli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden
- Olay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hadise, Hikâye, Vaka, Vakıa
- Sayışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takas
- Salıvermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terk Etmek, Koyuvermek, Serbest Bırakmak
- Temiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı, Lekesiz, Kirsiz, Özenli, Ak, Aydınlık, Berrak, Duru, Harbi, Masum, Necip, Pak, Hijyenik, Nezih
- Aymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayılmak, Uyanmak
- Meserret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevinç
- Şişmanca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıknaz
- Rol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görev, İş Payı, Düzmece Davranış, Gösteriş
- Terslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlanmak
- Tımar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakım
- Bastık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pestil
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü