Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Aya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avuç, Taban - Koşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ek
- Sıcaklıkölçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Termometre
- Kökten Sürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu
- Otokontrol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdenetim
- Dirilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Can
- Gayretli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalışkan, Azimli, Çabalı
- Bastırık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük
- Allame kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derin Bilgin, Çok Bilen
- Ön kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beri, Önce, Mukaddem, Evvel, İleri, Üstün, Makbul, Kabak, Civar, Huzur, İlk, Karşı, Kat, Yamaç, Yöre
- Defolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkılmak, Savuşmak, Çekilip Gitmek
- Ret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirme, Kabul Etmeme, Uygun Bulmama, Geri Çevirme
- Yavaşlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavsamak
- Öten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazi
- Iskatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezarlık Dilencisi
- İkiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşa
- Deminden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demin
- Borç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kredi, Ödev, Ödünç, Vecibe, Deyn, Yükümlülük
- Kabullenememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yutkunmak
- Yakın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beri, Benzeyen, Andıran, Yaklaşan, Dip dibe, Akraba, Dost, Arkadaş, Uzak Olmayan, Doğru
- Delirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıldırmak, Deli Olmak, Kulumak
- Zorunluluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecburiyet, Zorunluk, Zorunlu Olma, Mecburluk, Mecburilik, Zaruret, Iztırar, Zarurilik
- Tüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Hamı, Hepsi, Kül, Tam, Tamam, Tümsek, Topu
- Seçmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müntehip, Saylavcı, Seçici
- Gaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pot, Yersiz Hareket, Yersiz İş, Falso
- Şömiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömlek
- Çekilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azalmak, Katlanmak, Üstlenmek, Vazgeçmek, Yok Olmak
- İtminan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenme
- Matine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündüz Seansı
- Viladet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğuş
- Gıcırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Protesto
- Sayman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhasebeci, Muhasip, Hesap Uzmanı
- Aldatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kandırmak, Avutmak, Dolandırmak, Oyalamak, Oynamak, Tavlamak
- Tahattur Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatırlamak
- Kamuflaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saklama, Gizleme, Alalama
- Karşın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rağmen, Karamazdan, Muhalif, Muarız
- Faça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çehre, Giysi, Surat, Yüz
- Araklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmak, Çalmak
- İfa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerine Getirme; Ödeme
- İnfilak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patlamak
- Geçilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçiş
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü