Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kamuflaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saklama, Gizleme, Alalama - Güldürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komedi, Fars, Mizah
- Tutarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rabıta, Uygunluk
- Bakıncak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nişangah
- Litre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lotra
- Gıda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besin
- Müteahhitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklenicilik, Bağıtçılık
- Sıvışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapışkan, Bulaşkan, Rahatsız Eden
- Aracılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delalet, Tavassut, Vasıta
- Çal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kır, Taşlık Yer, Çıplak Tepe
- Büyükayı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dübbüekber
- Ehlileşmiş Hayvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evcil
- Swift kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hızlı
- Kanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokgözlü, Kanaatkar
- Bağban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahçıvan
- İhanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hainlik, Hıyanet, Kötücülük, Sadakatsizlik
- Akıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek
- Küskün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dargın, Gücenik, Muğber
- İşitsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sem'i
- Üşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşüşmek
- Yüklem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber, Mahmul
- Ulviyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yücelik
- Şirket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaklık
- Ayartmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kandırmak, Aldatmak, Saptırmak, Baştan Çıkarmak
- Suvarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sulamak
- Paspal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parsal
- Körlemeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmeden
- Pilleken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basamak
- Mıh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çivi, Mismar, Üvendire
- Acı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntü, Izdırap, Istırap, Keder, Ağır, Ağrı, Ateş, Azar, Çığlık, Dağ, Dokunaklı, Elem, Eziyetli, Felaketli, Göbüt, Kaba, Keskin, Kırıcı, Kötü, Kubat, Meşakkatli, Yara, Zehir, Zehirli
- Mâni Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak, Engellemek, Önlemek
- Görünme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilve, Tebarüz, Tezahür
- Bedavacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beleşçi, Abacı, Lüpçü
- Lâkayt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldırışsız, İlgisiz, Aldırmaz, Umursamaz, Kayıtsız
- Oranla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazaran, Nispeten
- Tehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erteleme, Geciktirme, Gecikme
- Haliyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olduğu Gibi; Doğal Bir Sonuç Olarak, İster İstemez
- Ağırlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkram, İzaz
- Libas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi, Elbise
- Özbaşına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keyfi
- Teşebbüs Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denemek, Girişmek, Koyulmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü