Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Deminden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demin - Temiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı, Lekesiz, Kirsiz, Özenli, Ak, Aydınlık, Berrak, Duru, Harbi, Masum, Necip, Pak, Hijyenik, Nezih
- Ferahlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatlamak
- Ruba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giyecek, Giysi
- Paye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Derece, Rütbe, Orun
- Hibe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağış, Bağışlama
- Irgamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranmak
- Teklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lira, Tekil
- Tekdüze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuru, Yeknesak, Monoton
- Medlul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlam
- Edilgen Fiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edilgen
- Mütalaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerlendirme, Düşünce, Görüş, Müzakere, Ders Çalışma, İrdeleme, Fikir, Oy
- Çerenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farfara
- Madara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü
- Uçkun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heyelan
- Tümen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığın
- Resimyazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiyeroglif
- Şebeke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağ, Kanalizasyon, Kuldur Destesi, Örgüt, Kimlik Kartı
- Tebellür Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek
- Elhak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrusu, Gerçekten
- Utanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Ekşimek, Haya Etmek, Korkmak, Sıkılmak, Şişmek
- Şandellemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırtmak
- Anahtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açar, Araç, Dil, Kurgu, Vasıta, Vesile, Açkı
- Erik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alça, Kayısı
- Anlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntikal, İrfan, Vukuf, Zeki
- Bidat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyduruk
- Samut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suskun
- Baltalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabote Etmek
- Çıkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrılmak, Görünmek, Artmak, Atlamak, Bitmek, Bulaşmak, Bulunmak, Büyümek, Eksilmek, Erişmek, Gelmek, Gitmek, Görmek, Kazanmak, Kopmak, Koyulmak, Olmak, Oluşmak, Peyda Olmak, Sızmak, Taşınmak, Unutmak, Varmak, Vurmak, Yok Olmak, Yükselmek, Yürümek
- Vaktizamanında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vaktiyle
- Argın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkin, Yorulmuş, Beceriksiz, Yorgun, Zayıf
- Direşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, Sebat Etmek, Diriktin, Can, Ruh
- Bedbinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötümserlik
- Öğrenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talebe, Okuvcu, Şakirt, Öğrenici
- Ehram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köpyak, Piramit
- Yerleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikrar, Teessüs
- Ufak Tefek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük, Zayıf
- Sedef Hastalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sedef
- Liyakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterlilik, Kifayet, Uygunluk, Yaraşırlık, Leğim, Yararlık, İfayet
- Pekişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak, Katılaşmak, Sertleşmek
- Ondüle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırcık, Kıvrık, Dalgalı, Kıvrılmış (Saç)
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü