Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Gayretli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalışkan, Azimli, Çabalı - Değiş Tokuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiş, Alışveriş, Mübadele, Trampa
- Martaval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palavra, Yalan, Uydurma Söz, Mantar
- Ha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evet
- Erden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakire, El Sürülmemiş
- Ötürük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İshal
- Baş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafa, Ser, Başlangıç, Çıban, Esas, Kelle, Saksı, Temel
- Müzakere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Konuşma, Mütalaa, Danışma
- Pafta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yivaçar, Yivleç, Leke
- Karşılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedel, Cevap, İvaz, Mukabele, Ödenek, Tahsisat, Taviz, Yanıt, Ayrı İti
- Duble kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkil, İkili, İkiz, İki Katı
- Benimsenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmak
- Rahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erinç, Ak, Geniş, Hafif, Huzur, Keyif, Rahatlık, Sıkıntı, Sükûnet
- Hercümerç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışıklık, Kargaşa
- Rey Yazmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerlendirmek
- Heba Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahvetmek
- Kalem Açacağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalemtıraş
- Mesul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorumlu
- Ayrımsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aynı
- Fenalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötülük, Zarar, Şer
- Uyartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtar, Uyarı
- Çiğin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omuz
- Sabırsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayançsız, Çıdamsız, İvecen, Aceleci
- Ant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemin, Ahit, Söz, Kasem
- Yapın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mamulat, Masnuat
- Anüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışkılık, Şerç
- Sarmaşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarılgan
- Turfa Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürümek
- Reşit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ergin, Yetişkin
- Havari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı
- İmamkayığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabut
- Çekinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tereddüt
- Yolsuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suiistimal, Usulsüzlük, Gayrimeşruluk, Sahtekârlık
- Sunuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak İşi, Ön, Maruzat, Ön Söz
- Yataklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerevet, Karyola
- İyileştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkılap, Islah, Tedavi
- Ole kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşa
- Güçbelâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlükle
- Sahtekârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolsuzluk
- İzaz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlamak
- Organize Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgütlemek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü