Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Anut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnatçı - Toht kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasma
- İşare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İma, Telmih
- Yok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilakis, Değil, Yasak
- Konuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konum
- Doğrulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylamak, Teyit Etmek, Tasdik Etmek, Ayarlamak, Desteklemek
- Anımsatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarmak
- Esenleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selam
- Etraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Civar, Çevre, Muhit, Ortalık, Yöre, Yanlar, Taraflar, Dolay, Yakınlar
- Uyarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberdarlık, İhtar, İkaz, Tembih, Uyarma
- Çocuk Yuvası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kreş
- Yadsıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkâr
- Yaşam Boyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müebbet
- Özet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hülasa, Sonuç
- Soyağacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şecere
- Lup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüteç
- Zeban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dil
- Yaylak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak
- Aktivist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinci, Eylemci
- Uydurulmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma
- Öfkeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırslı, Kızgın
- Değiştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişmek
- Cünüp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenabet, Taharetsiz
- Özsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usare
- İzafe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlamak, Eklemek, İlave Etmek, Katmak, Yüklemek
- Guatr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Guşa, Cedre
- Dengelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarazlaştırmak
- Formen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ustabaşı
- Viyaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağlamak, Çığırmak
- Getirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelmek, İletmek, Sağlamak, Sürüklemek
- Erken Bahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkbahar
- Paçarız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapraz
- Zerzevat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güveri, Sebze, Yeşillik
- Velespit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bisiklet
- Asma Bıyığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sülük
- Yıvışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islak, Kaygan, Yapışkan, Yılışık
- Acımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılaşmak, Yazığı Gelmek, Merhamet Etmek
- Pılı Pırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski Eşya, Eşya
- Tekaüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burs, Emekli
- Kıyafet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giyim, Giysi, Elbise, Kılık
- Kader kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alın Yazısı, Baht, Mukadderat, Yazgı, Talih, Devran, Kısmet, Tecelli
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü