Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yandaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitişik - Düzelti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltme
- Yarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Silah, Sik, Çük, Pipi, Bülük
- Far kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün
- Muhasebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saymanlık
- Reşit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ergin, Yetişkin
- Şilep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük Gemisi
- Deli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çılgın, Divane, Kaçık, Kuluduk, Mecnun, Düşkün, Coşkun, Azgın
- Yastamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayamak, Yaslamak, Atfetmek, Hamletmek
- Periferi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Kıyı, Uç
- Hamil Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşımak
- Yapımcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Prodüktör
- Fazladan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Caba
- Pinpon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlı
- Sofist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgiç
- Kımıldatma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahrik
- Belki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhtemel olarak, Olabilir Ki, Olsa Olsa, İhtimal, Tersine Olarak
- Zemberek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yay
- İmge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düş, Hayal, İzlenim, Hülya, İmaj
- Tayyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazır
- Saha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan, Arsa, Meydan, Yakut
- Örnekseme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyas
- Abuklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçmalamak
- İdare Eden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakim
- İptidai Mektep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkokul
- Elverişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makul, Müsait, Uygun, Yarar
- Tanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşmak, Şaşakalmak
- Marj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pay
- İnanç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüş, İman, İtikat, Kanaat, Kanı, Emniyet, Öğreti
- Kanun Dışı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasa Dışı
- Başıboş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serbest, Hür, Kayıtsız, Avare
- Değin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dek, Kadar, Sincap
- Vaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olan, Olmuş, Koruyucu
- Vurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövmek, Saplamak, Çarpmak, Aksetmek, Basmak, Çakmak, Çalmak, Çekmek, Çıkmak, Dayamak, Desteklemek, Dokunmak, Düşmek, Girmek, Güllelemek, İnmek, Koymak, Kurşunlamak, Öldürmek, Soymak, Takmak, Uygulamak, Yansımak, Yaralamak
- Hengâme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Kavga, Patırtı, Velvele
- Hezimete Uğratmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çommak, Ezmek, Sindirmek, Yenmek
- Şahsiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benlik, Hüviyet, Kişi, Kişilik, Kimse
- Eksiksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Harika, İyi, Kâmil, Komple, Mükemmel, Tam, Tamam, Tamamlamak, Temiz, Tüm
- Tıkız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berk, Katı, Muhkem, Sıkı, Tıknaz, Dolgun, Şişkin, Kalın, Yağlı, Yoğun
- Dostane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dostça
- Nazariyeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuramcı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü