Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Firkete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saç Tokası, Çengelli İğne, Tel Maşa - Efor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emek, Çaba, Güç
- Eriyebilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münhal
- Gelenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anane, Adet, Töre
- Paspal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parsal
- Allah'a Ismarladık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşça Kal, Hüdahafız, Selamat Kalın
- Yele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Perçem
- Sefahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlence, Uçarılık
- Abramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetmek, İdare Etmek
- Metin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı, Dimdik, Sağlam
- Farklanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temayüz
- Takdimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunucu, Tanıtıcı
- Nadim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pişman
- Meful kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümleç
- Arka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri, Art, Peş, Dal, Dayı, Dip, Ense, Torpil, Üst
- Mübareze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Mücadele
- Koçaklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaş
- Şatafat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteriş, Süs, Cafcaf, Lüks, Tumturak
- Başvekil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başbakan
- Alçak Gönüllülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevazu
- Mukavele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antlaşma, Kontrat, Sözleşme, Konuşuk
- Deklare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildirme
- Gündüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gün
- Şartlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşullamak
- Avans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öndelik, Öndün
- Racon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiyaka, Gösteriş, Usul, Yol, Yöntem
- Cezrî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökten
- Eşkâl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekil, Biçim, Görünüş, Kılık
- Dükkân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satımevi, İş Yeri, Bakkal, Kumarhane, Mağaza, Salon
- Tarh Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak
- Antant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma, Mutabakat
- Zabıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutanak
- Muhteva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç, İçerik, Mazmun, Kapsam, Öz
- Santralci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Santral
- Totemci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onguncu
- Şatu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraça
- Nabız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Eğilim, Niyet
- Kökleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerleşmek, Oturmak
- Kartvizit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kart
- Kursak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz
- Obur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğazlı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü