Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Rasyonal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Us, Ussal - Klasman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küme, Tasnif, Bölük, Bölümleme, Sınıflama
- Ekenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezra
- Abide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anıt, Eser, Estelik, Kaynak, Yadigâr
- Süpürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalmak, Kovmak, Tüketmek
- Çılgın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deli, Mecnun, Aşırı, Kuluduk, Olağanüstü, Zırdeli
- Peşlnen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önceden, Önden
- Menfi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Olumsuz, Negatif, Sürgün
- Kefaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyet
- Dayanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delil, Destek, İstinatgâh, Mesnet, Zemin
- Entel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgiç
- Çekişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavga Etmek, Tartışmak, Bozuşmak, Mücadele Etmek, Yarışmak, Değişmek
- İrtihal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölüm
- Meyus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karamsar, Üzgün
- Eprimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnhilal Etmek; Bozulmak; Yumuşamak; Erimek
- Vira kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arasız
- Heyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurul
- Düğmelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İliklemek
- Kültür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, İlim, Ekin, İrfan, Medeniyet, Tarım, Ekinç, Hars
- Dilaver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahadır, Yiğit, Delikanlı
- Pimpirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Harap, Virane
- Perçem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâkül, Yele, Saç Tutamı
- Yazıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kitabe, Hatıra
- Hayat Tarzı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşantı
- Mertebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Derece, Kat, Rütbe, Safha, San, Basamak, Yalım
- Çimil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anofel
- Asuman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök, Gökyüzü
- Yamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kömekçi, Nöker, Yardımcı, Yardak, Çırak
- Kadavra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceset
- Büyücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sihirbaz
- Arazi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan, Saha, Yer, Yeryüzü Parçası, Yerey, Toprak
- Saklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhafaza Etmek, Örtbas Etmek, Gizlemek, Saklı Tutmak, Alıkoymak, Ayırmak, Bırakmak, Esirgemek, Gizletmek, Kaldırmak, Korumak, Örtmek, Tutmak
- Hasis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Cimri, Değersiz, Eli Sıkı, Pinti, Alçak
- Tebdilihava kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hava Değişimi
- Yastağaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapak Balığı
- Öz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esas, Halis, Hakiki, Arı, Çay, Dere, Hamur, Hülasa, Kendi, Madde, Mahiyet, Ruh, Saf, Sonuç, Zat
- Takım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cihaz, Dest, Grup, Küme, Set, Zümre, Ekip, Trup, Tür, Çeşit, Dizge, Sistem
- Suyolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filigran; Ark
- Mantar Hastalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mantar
- Tazammun Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçermek
- Kati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesin, Değişmez, Mutlak, Maktu, Somut
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü