Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yazma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahrir, Yazma Nüsha, Kabakulak, Kompozisyon, Çit, Değirmi, Baş Örtüsü, Yemeni - Cömertlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eli açıklık
- Dominant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskın, Başat, Egemen, Hakim, Başta Gelen
- Dikleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikelmek
- Korunum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhafaza
- Koşuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manzume, Nazım, Koşma, Şiir, Türkü
- Tevkif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoyma, Tutuklama, Durdurma, Tutma
- Mademki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Madem
- Tapon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağılık, Niteliği Düşük
- Kontrast kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşıtlık, Karşıt, Tezat
- Sevgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşk, Sevda, Bağlılık, Hatır, Kalp, Muhabbet
- Arna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanal
- Kötücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hain
- İrdeleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütalaa
- Aksama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıza
- Ehlileşmiş Hayvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evcil
- Sayılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ad
- Hayâsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmazlık
- Diyelek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lehçe
- Kaptan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efe
- Dokümanter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgesel
- Komisyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnceleme Kurulu, Alt Kurul, Encümen, Komite; Simsariye
- Didişimcilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eristik
- Suçlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taksirat
- Konuşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Konferans, Laf, Musahabe, Müzakere, Nutuk, Sanat, Sohbet
- Eksiklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayıp, Eksi, Kusur, Noksan, Şaibe, Zaaf
- Tuf Tuf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuhalamak
- Çalışarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiilen
- Tasriflenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekim
- Saloz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salak
- Tiksinerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerhen
- Yar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçurum, Yer Yarığı
- Zümre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölük, Takım, Grup, Camia, Cins, Topluluk, Tür
- Cihannüma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kule
- Açık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aleni, Belirgin, Açılmış, Serbest, Aşikâr, Berrak, Boş, Çıplak, Münhal, Sarih, Somut, Vazıh, Zahir
- Ağartmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyazlatmak
- Kumanda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komuta
- Kefalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefillik, Zaminlik, Oğalık
- Akış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akın, Cereyan
- Lig kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küme
- Gıybet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekiştirme, Kötüleme, Kov, Kovculuk
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü