Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tasriflenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekim - Ücra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sapa, Uçra
- Konsulto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konsültasyon
- Dizge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manzume, Cümle, Jüye, Meslek, Sistem
- Lezzet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tat, Tadım, Haz, Tat, Zevk
- Tün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gece
- Parlayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldak, Parlak
- Çer Çöp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döküntü, Süprüntü, Zir Zibil
- Muayyen Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirlemek
- Ricat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerileme, Çekilme, Geri Kaçma
- Onaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Razı Olmak, Rıza Göstermek
- Sıkıntısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ak, Hafif
- Pratik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlevsel, Kullanışlı, Tatbikî, Teamül, Uygulamalı, Ameliye, Tatbik
- Çelimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü
- Uyruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabiiyet, Tebaa, Vatandaş
- Gam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keder, Çile, Gam, Hüzün, Kasvet, Kaygı, Tasa, Teessür, Üzüntü
- Şahsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özel, Kişisel, Kişilik
- Izrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar Verme, Zarara Sokma
- Mesul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorumlu
- Sarkıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Salmak
- Efor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emek, Çaba, Güç
- Erendiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jüpiter, Müşteri
- Direk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazık, Sütun
- Kazanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsabet
- Meyve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâr, Semere, Sonuç, Ürün, Yemiş
- Engebeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arızalı
- Tok Gözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Tok
- Zarar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ziyan, Mazarrat, Dokunca, Hasar, Hüsran, Zayiat, Eksilme
- İltica kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığınma
- Ark kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Yolu, Açık Oluk, Cetvel, Kanal
- Kavun İçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarımtıl
- Deneysel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecrübi
- Kavlıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıtık
- Ör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çit, Perde, Havale
- Tanıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takdim Etmek, Tanıştırmak
- Özerklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhtariyet, Otonomi
- Unsur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleman, İlke, Unsur, Faktör, Öğe, Uzuv
- Çengel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatal, Fiş, Karmak
- Patolojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmuş
- Şamandıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzertop
- Süssüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Çıplak, Düz, Sade, Yalın
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü