Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Diyelek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lehçe - Seks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinsiyet
- Süfli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Alçak, Aşağı, Aşağılık, Bayağı, Kılıksız, Pis Kılıklı
- Yürek Darlığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Üzüntü
- Ecel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamın Sonu, Ölüm Zamanı
- Gedmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delmek
- Şeker Renk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pek Yolunda Olmayan, Soğuk Bir Hava Esen (Ahbaplık İlgisi)
- Takmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullanmak, Önemsemek, Vurmak
- Hesap Günü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyamet
- Irganmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanmak
- Kaynak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Bulak, Göz, Hazine, Kaynama, Kök, Memba, Menşe, Pınar, Kaynarca
- Yığılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birikmek, Kümelenmek, Toplanmak, Yıkılmak
- Yötelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öksürmek
- Radyatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Petek, Isıtaç, Soğutaç
- İnşaatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapıcı
- Serseri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avare, Aylak, Başıboş, Kuşkulu, Hayta
- Skandal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rezalet
- Tıpkısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdeşi, Aynı, Örnek
- Derviş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fukara
- Sakıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyat
- Karşılaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukayese, Kıyaslama, Kıyas
- Gereç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Malzeme, Materyal
- Sen Deme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meğer
- Çoğaltma Makinesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstensih
- Çizik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizilmiş, Çizgi
- Başkaldırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkaldırı, Mukabele
- Beş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkokul
- Kuvvetsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüzlük
- Mektep Çocuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acemi, Toy
- Aziz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ermiş, Eren, Sevgili, Sayılan, Kutsal, Değerli, Gözde, Şirin
- Editörlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayımcılık
- Bindirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eklemek, Katmak
- Temsil Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermek
- Yuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuf, Yuh
- Sağlamlaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berkitmek, Perçinlemek
- Nite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nasıl, Niçin
- Kocaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Hantal, İri, Koca
- Yeni Baştan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeniden
- Haberli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salıklı, Agâh, Haberdar
- Günçiçeği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayçiçeği, Güne-Bakan, Gündöndü
- Nod kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumru
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü