Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Aksama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıza - Kavuşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolamak
- Tesit Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlamak
- Albastı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Loğusa Humması
- Nüfuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinlik, Sinme, Fer, Kuvvet, (İçine) Geçme, Sözü Geçme, Erk, Güç
- Mekik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzay Gemisi
- Absürt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçma, Anlamsız
- Hint Kozu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hindistan Cevizi
- Revzen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pencere
- Endüstrileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanayileşmek
- Bayrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancak, Alem, Öncü, Simge, Sembol
- Düşlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal Etmek
- Sırat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol, Keçi Yolu
- Kıvanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İftihar Etmek, Memnun Olmak
- Dostça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sohbet
- Haleldar Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Sarsılmak
- Kakımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darılmak, Kızmak, Öfkelenmek, Paylamak
- Çağrıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzemek
- Aktifleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinleşmek
- İncimiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırgın
- Ses Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oy Vermek, Rey Vermek
- Borumsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Embubi
- Kara Yüzlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günahkâr, Suçlu
- Uyku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düş, Gaflet
- Tanışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanış Olma
- Geda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilenci, Fakir, Yoksul
- Kıpırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kımıltı
- Meneşir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hare
- Âmâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görme Engelli, Kör
- İleride kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelecekte
- Ders kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi Verme İşi, Çimke, Öğüt, İbret, Öğretici İz, İhtar, Muhazara
- Tezyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırma, Çoğaltma
- Polis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolluk, Kollukçu, Zabıta, Sakçı
- Ara Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak
- Gaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Erek, Hedef, Maksat, Meram, Murat, Uğur, Yol, Ergi
- Üstün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faik, Kudretli, Kuvvetli, Seçkin, Üst Gelen, Yenen, Kazanan, Daha Elverişli
- Müstemleke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömürge, Tekel
- Bireşim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sentez
- Pratikman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlevce
- Şekilcilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçimcilik
- Hoplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoppanmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü