Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Uzun Etek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şapşal - Kavuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erişmek, Birleşmek, Buluşmak, Katılmak, Ulaşmak, Varmak, Vuslat
- Süpürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalmak, Kovmak, Tüketmek
- Abstraksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyutlama
- Enformatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgiişlem
- Yetişmemiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök
- Ağırcanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tembel
- Safa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönül Şenliği; Eğlence
- Tesis Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurmak
- Soğutucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buzdolabı
- Hicvetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yermek
- Önermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teklif Etmek
- Evlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hanelik
- Helezon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Helis, Kıvrımlı, Yılankavi
- Teşrif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurma, Onurlama, Şereflendirme
- Sosyete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemiyet, Topluluk, Toplum, Zadegân
- Başdizgici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başmürettip
- Astana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşik
- Tutarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rabıta, Uygunluk
- Senkronik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşanlı
- Demokrasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halkçılık, El Erki, Demokratlık
- Cariye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halayık, Köle, Esir, Hizmetçi, Keniz
- Abırlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayalı, Hürmetli, İsmetli, İtibarlı, Münasip, Namuslu, Nüfuzlu, Selikalı, Utangaç, Yakşı
- Menhus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğursuz
- Gitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başvurmak, Buyurmak, Çalışmak, Çıkmak, Dayanmak, Değerlendirmek, Düşmek, Geçmek, Gezmek, İşlemek, Karşılamak, Ölmek, Saymak, Ulaşmak, Uzanmak, Varmak, Yakışmak, Yapmak, Yaraşmak, Yetişmek, Yetmek, Yürümek
- Vükela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakanlar, Vekiller, (Alay) Kibar
- Çevirmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tercüman, Dilmaç, Mütercim
- Tavış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ses, Ün
- Çirozluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıflık
- Gözlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Beklemek, Gözetlemek, İncelemek, İzlemek, Kollamak, Korumak, Müşahede Etmek, Tarassut Etmek, İntizar Etmek
- Üretim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstihsal, Kuruluş
- Temin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç Verme; Sağlama, Gerçekleştirme, Elde Etme
- Öğütçü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vaiz
- Rüştiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaokul
- Medeniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kültür, Uygarlık
- Is kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İye, Sahip
- Gururlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övünmek, Kibirlenmek, Caka Satmak, Kasıntılanmak, Büyüklenmek, Kabarmak, Şişmek
- Hareketlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devinme
- Şifrelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizimlemek, Kotlamak
- Esinlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlham Almak
- Makaslama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesme, Kısaltma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü