Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sosyete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemiyet, Topluluk, Toplum, Zadegân - İaşe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek
- Kazanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsabet
- Taba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tütünrengi
- Mülakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Musahabe, Söyleşi, Buluşma, Kavuşma, Konuşma
- Satrap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vali
- Yolsuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suiistimal, Usulsüzlük, Gayrimeşruluk, Sahtekârlık
- Yaltakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaltak
- Razılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcabet
- Raportör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildirgeci
- Tümen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığın
- Yaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islak, Sin, Çağ, Kötü, Taze, Zor, Nemli
- Tok Gözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Tok
- Hinoğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurnaz
- Elzem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok Lazımlı, Zaruri, Çok Gerekli, Vazgeçilmez
- Alabildiğine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azami
- Gezelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezinmek
- Hafifçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeğnice
- Salameleyküm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merhaba
- Pasak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kir
- Lüpçü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedavacı
- Mürai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkiyüzlü, Alabık
- Topluluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Camia, Cemaat, Cemiyet, Ehil, Sosyete, Toplum, Zümre
- Apotr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı
- Amplifikatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselteç
- Sülasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üçlü
- Kânunusani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ocak
- Mantalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış
- Abdomen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karın
- Mütekâsif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koyulaşmış, Yoğunlaşmış
- Abajurlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalpaklı, Siperli
- Süzmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taramak
- Vektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöney
- Rücu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cayma, Dönme
- Hoparlör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sesucaltan
- Hikâye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öykü, Kıssa, Olay
- Oylaşım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müzakere, Tezekkür
- Para kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akçe, Kazanç, Kredi, Nakit, Pul, Vakıf, Varlık
- Dizmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürettip
- İpucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, Delil, Emare, İz
- Kesme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kat, Kesin, Lokum
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü