Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Safa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönül Şenliği; Eğlence - Aral kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takımada, Sıradağ, Ada, Cezire
- İçlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulanmak, Kahrolmak
- Duygu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı His, İhtisas, Kalp, Ruh
- Terslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlanmak
- Garplı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batılı
- Estetik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedii, Güzel Duyu
- Bühtan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İftira, Karacılık
- Temayüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrilme, Farklanma
- Tezgâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Piştahta, Tersane
- Hun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kan
- Çerge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçebe Çadırı, Otağ, Çadır
- Haberdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtar, İkaz, Uyarı
- Belde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Kasaba, Mekân, Şehir, Yer
- Çelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Polat
- Milliyetsever kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milliyetçi
- Tün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gece
- Fikir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Görüş, Kuruntu, Rey
- Kal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Laf, Lakırtı, Söz
- Alaminüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acele, Çabuk
- Afaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksiz, Önemsiz, Hayali
- Hail kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel
- Tevazu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak Gönüllülük, Gösterişsizlik
- Antipatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevimsiz, Soğuk, İtici
- Bağışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muaf
- Merhametsizce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız
- Pörsümüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Porsuk
- Platform kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan, Düzlem, Seki, Düzlük, Temel, Ortam, Yükselti
- Kara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esmer, İftira, Kötü, Leke, Siyah, Toprak
- Baş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafa, Ser, Başlangıç, Çıban, Esas, Kelle, Saksı, Temel
- Kuldurbaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elebaşı
- Öldürülen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maktul
- Huşsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unutkan
- Azap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Ezinç, Büyük Sıkıntı, Emge, Eza, Cefa, Eziyet, İşkence
- Tepirlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elemek
- Yolculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyahat, Gezi, Sefer, Yol
- Kırpma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makas
- Ezmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yassıltmak, Hırpalamak, Parçalamak, Çiğnemek, Çommak, Dövmek, Harcamak, Kahretmek, Kısmak, Öğütmek, Yenmek
- Sallamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsmak, Savsaklamak, Savurmak, Yellemek, Hareket Ettirmek, Baştan Savmak
- Yormak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzmek, Sıkıntıya Sokmak
- Kişizade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü