Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Temin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç Verme; Sağlama, Gerçekleştirme, Elde Etme - Dahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ökeli, Bile, Da, Hatta, De
- Düğü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pirinç
- Uyandırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkaz
- Sasımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokuşmak
- Atışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münakaşa, Tartışma, Kavga
- Gülücük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebessüm
- İliştirilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişik
- Solgunlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matlaşmak
- Çörek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek, Kurs, Hamur İşi, Yiyecek
- Done kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veri
- Dalya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıldız Çiçeği
- Yoğuşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teksif Etmek
- Temkinli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Ilımlı, Ölçülü, Sakınımlı
- Zürriyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döl, Kuşak, Soy, Çocuk
- Pedikür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayakbakımı
- Çiftelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekmelemek
- Kavram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazmun, Mefhum, Karın Zarı, Periton, Fehva, Nosyon
- Erden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakire, El Sürülmemiş
- Derinlemesine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzun
- Kılsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelek
- Olguculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pozitivizm
- İradeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstençli
- Gardiyanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolculuk
- Gözü Pek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılgan, Cesur, Yiğit, Korkusuz
- Pusat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araç, Silah
- Balta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nacak
- Değerinde Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek
- Saik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtki, Sebep, Neden, Güdü
- Yerkökü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havuç
- Kontra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Karşı, Karşıt
- Bencilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hodpesentlik
- Glayöl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuzgunkılıcı
- Nemlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşarmak
- Mümin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanan, İnançlı, Müslüman
- Sefihlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halt Etmek
- Yuvarlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devirmek
- Kötürüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturak
- İrsiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıtım, Veraset
- Nesilsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysuz
- Kara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esmer, İftira, Kötü, Leke, Siyah, Toprak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü