Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Abstraksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyutlama - Mücevherat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süs Eşyası, Cevahir
- Soğurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emmek
- Teokrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinerkçi
- Militanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşkanlık
- Butik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giyimevi
- Yangılanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltihaplanmak
- Özverili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fedakâr
- Hekim Hakkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vizite
- Bakma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezaret
- Şehitler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şüheda
- Ateşlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutuşturmak, Kışkırtmak, Yakmak
- Top Mermisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülle
- Macera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serüven, Sergüzeşt, Avantür
- Manikür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbakımı
- Her Hâlde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyesin, Sağlam
- Martı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gagayı
- Sırça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam
- Cemaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topluluk, Toplum, Ehil, Kütle
- Dişlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiğnemek, Isırmak
- Bekas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çulluk
- Uşak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk, Hizmetçi, Hizmetkâr, Kullukçu, Nöker, Tayfa, Erkek Hizmetçi
- Kırıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırık
- Bitim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nihayet, Son
- Dalya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıldız Çiçeği
- Savran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merdiven
- Varlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palazlanmak
- Cariye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halayık, Köle, Esir, Hizmetçi, Keniz
- Tıkız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berk, Katı, Muhkem, Sıkı, Tıknaz, Dolgun, Şişkin, Kalın, Yağlı, Yoğun
- Sürgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Sürme, Tırkaz, Yuvak, Loğ
- Kaygan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaypak, Sürüşken, Yalçın, Kayağan, Zıypak
- Ekin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kültür, Tahıl Tarlası, Hars
- Kuvvet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilek, Cebir, Fer, Güç, Hâl, Ker, Mecal, Nüfuz, Şiddet, Takat, Zor, Yetke, Erk, Tahammül, Mukavemet
- Kayran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan
- İnhitat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökme
- Cühela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizler
- Parkur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarış Yolu
- Söz Açmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahsetmek
- Nevazil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezle, İngin, Duma
- Boydak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekâr, Serbest, Yalnız
- Ağır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kiloca Fazla, Değerli, Güç, Yüklü, Yavaş, Yoğun, Ağırbaşlı, Alçak, Ciddi, Çetin, Dokunaklı, Gösterişli, Güç, Kırıcı, Korkulu, Oturaklı, Tehlikeli, Vahim, Veznin
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü