Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Astana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşik - Konferansçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatip
- Acar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılgan, Çevik, Enerjik, Cesur, Becerikli, Gözü Pek, Açıkgöz, Yeni
- Zevat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Şahıs, Zatlar, Kişiler
- Danışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müracaat, İstişare, Müzakere, Müşavere, Konuşma
- Eleştirmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münekkit, Tenkitçi, Eleştiri Yazan, Eleştirmeci
- Hırslandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Evvelsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evvelki
- Lekelihumma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tifüs
- Ana Deniz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okyanus
- Artma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ziyade
- İnan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İman, İtikat
- Tanıtma Adı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jenerik
- Töhmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçlama, Kabahat
- Klik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tık, Hizip
- Direksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönelteç
- Oyalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldanmak, Avunmak, Beklemek, Eğlenmek, Sallanmak
- Uyartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtar, Uyarı
- Dokunulmazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıcalık
- Kırgavul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sülün
- Ünalga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diktafon
- Tabaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katman, Derece, Kat, Tütünlük, Kesim, Topluluk, Sınıf
- Tecrübe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneme, Deney, Deneyim, Sınama, Görgü
- Asilik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkaldırmak
- Dek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değin, Düzen, Entrika, Hile, Kadar, Sağlam, Tokuşma, Dolap
- Çağrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davet, Arama (Telefon), Çağırış
- Tensik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek
- Bönlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saflık
- Sivrileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrilmek
- Zevksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenisiz, Tatsız, Sıkıcı
- Astrolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıldızbilimci
- Uç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağız, Had, Hudut, İbik, Sınır, Son, Ekstrem
- Cephe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraf, Yan, Yön, Yüz, Alnaç, Alın
- Diş Kamaştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buruk
- Üretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşturmak, Yaratmak, Meydana Getirmek, Öndürmek, Çıkarmak, Yapmak
- Billurlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kristalleşmek, Netlik Kazanmak, Tebellür Etmek
- Fahişelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fuhuş
- Tafsil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama, Ayrıntılama
- Öğle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gün Ortası, Öğlen, Öğle Vakti, Günorta, Öğle Ezanı, Öğle Namazı
- Kelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski Ayakkabı
- İllet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hastalık, Bozukluk, Neden, Sebep, Zehle Döken
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü