Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ufac�k ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Tuğyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşma, Taşkınlık
- Özerk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsız, Muhtar, Muhtariyetlik, Otonom
- Haşat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkin, Bozuk, Kötü, Yorgun
- Karakolcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekçi
- Kılıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalamak
- Sihirbazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyücülük
- İstifade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararlanma, Faydalanma, Aşılanma
- Tesir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etki, Dokunma, Zarar Verme
- Efendi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiyeli, Ağırbaşlı, Kibar, Saygılı, Bey, Koca, Nazik, Çelebi, Sözü Ve Kılığı Yerinde, Saygıdeğer, İnce
- Mürai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkiyüzlü, Alabık
- Tahtakurusu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahtabiti
- Peyda Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak
- Ayrıntılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Mufassal, Uzun
- Namus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğruluk, İffeti Akmanlık, Yüz Akı, Onur
- Meşime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etene, Son
- Çevre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlem, Belde, Çember, Daire, Dolayı, Dünya, Etraf, Hava, Muhit, Ortalık, Ufuk
- Otlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaylak, Salmalık, Mera
- İçalat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşkembe, Sakatat
- Kız Kardeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bacı, Simil, Şvester, Hemşire
- Fırıldakçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcılık
- Yayla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Plato
- Abırlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayalı, Hürmetli, İsmetli, İtibarlı, Münasip, Namuslu, Nüfuzlu, Selikalı, Utangaç, Yakşı
- Sergerde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Elebaşı
- Koyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kucak
- Südremek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş Olmak, Esrimek
- Bırakı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gedik, İmtiyaz
- İçtenlikle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Candan, Halisane, Yürekten
- Bılkımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Erimek, Yumuşamak
- Fondöten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün
- Güçsüzleştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketmek
- Yazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmla
- Sakaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatı, Dam
- Kese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kestirme
- Veraset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıtım, İrsiyet
- Kişmiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekici, Esmer
- Kaval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düdük, Tef
- Zorlayıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücbir
- Küçük Çay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dere
- İçinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarfında
- Garipsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yadırgamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü