Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sergerde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Elebaşı - Epeyce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Epey
- Tanış Olma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanışma
- Mezar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çukur, Kabir, Gömüt, Sin
- Sınamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denemek, Tecrübe Etmek, Muayene Etmek, İmtihan Etmek
- Muhtemel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umulur, Beklenir, Olası, İhtimalî, Mümkün
- Kere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defa, Kez, Sefer, Yol
- Kıssa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öykü, Fıkra, Hikaye, Veciz
- Kısaltma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taksir
- Ayrılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Boşanmak, Çıkmak, Fırlamak, Kalkmak, Terk Etmek, Gitmek, Uzaklaşmak
- Nakit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Para, Akçe, Akça, Likit
- Alabildiğine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azami
- Mayi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıvı
- Pisboğaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obur
- Yeraltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırı
- Aldangıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuzak
- Büyükbaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dede, Baba
- Düzenbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hilekâr, Hileci, Düzenci
- Çoktan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden, Uzun Zamandır
- Voltaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerilim
- Cücük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filiz, Tomurcuk, Civciv
- Sağlık Bilgisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıfzı Sıhha, Hijyen
- Yaklaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağı Yukarı, Ortalama, Tahminen, Takribî
- Çınka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alısün, Telefon
- Geçinememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşamamak, Bağdaşamamak, Uyuşamamak
- Çaykara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak, Pınar, Göze
- İlkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evvela, Önce, Başta
- Tasarlayarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taammüden
- Tevdi Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Vermek
- İçerme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiva
- Öldürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katil
- İhtiyatlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınımlı, Sakıngan
- Vikaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruma
- Küsmüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küs
- İzah Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklamak
- Saygıyla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazikâne
- Hazzetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşlanmak, Beğenmek, Haz Almak, Hoşlanmak, Lezzet Almak
- Yaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ferace
- Seyahatname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezilik
- Simültanör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilmaç
- Dayanacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü