Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Otlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaylak, Salmalık, Mera - Sayışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takas
- Yakamoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıltı
- Hempa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Omuzdaş
- Mesafelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık
- Aristokrasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylular, Ayrıcalıklılar
- Yoğunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz, Kesafet, Kıvam, Trafik
- Sembolizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Simgecilik
- Ali Mektep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüksekokul
- Başat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâkim, Dominant, Baskın
- Rambursman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödeme, Geri Ödeme
- Minkale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İletki
- Mukaddime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç, Ön Söz
- Mukavemet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak
- İlerlemiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müterakki
- Şuuraltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinçaltı, Tahteşşuur
- Boyunca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyu veya Uzunluğu Kadar; Sürdüğü Zaman Kadar, Süresince
- Depar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkış
- Sözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namzet, Yavuklu
- Eza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzme, Sıkıntı Verme, Cefa, Baskı, Zulüm
- Badalak Vurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelmek, Çelmelemek
- Bedir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolunay, Ayın On Dördü
- Rövanş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkinci Oyun
- İzah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama
- Nadanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehalet
- Hukuki Mühlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müruruzaman
- Duyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyu, İstihbarat, İzlenim, İhsas
- Haşin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sert, Zahimli, Kinci, Katı, Gaddar, Berk, Kırıcı, Gönül Kırıcı
- Peyderpey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalbadal
- Mahviyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak Gönüllülük
- Klişe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskı Kipi, Basmakalıp
- Kese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kestirme
- Sızgıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavurma
- İtham kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçlama, Suçlu Görme
- Çalışkanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faaliyet
- Haberdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberli, Muttali
- Klan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boy
- Acınaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elemli, Kederli, Acılı
- Teshir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyülemek, Fethetmek
- Otojestiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özyönetim
- Pozitif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artı Yük, Artı, Olumlu, Tanıtlanmış, Tanıtlı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü