Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tesir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etki, Dokunma, Zarar Verme - Şahsiyetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kişiliksiz
- Ağabey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abi, Aka, Ağa, Efe
- Cadılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyülemek
- Karımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyarlamak, Kocamak, Yaşlanmak
- Görülmedik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fevkalade
- Boşaltım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfrağ
- Şem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mum
- Günahsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı, Masum
- Satış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bey, Satmak İşi, Satım
- Şekilci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçimci, Ek
- Hab kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyku
- Şişmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiş
- Sanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maruf, Ünlü, Meşhur
- Saptama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tespit
- Âlem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünya, Cihan, Evren, Eğlence, Acun, Herkes, El Gün, Başkaları, Eller, Yabancılar, Çevre, Hava, Ortam
- Firkete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saç Tokası, Çengelli İğne, Tel Maşa
- Arka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri, Art, Peş, Dal, Dayı, Dip, Ense, Torpil, Üst
- Söylenti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rivayet, Söz, Haber
- Kereste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalas
- Girift kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapraşık, Dolaşık, Karışık, Çatak, Girişik
- Yargıtay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temyiz Mahkemesi
- Mikro kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mini, Dar
- Lavabo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yunakça, Ayakyolu, Hela, Musluk, Tuvalet, Yüznumara
- Gerçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aslında, Vakıa, Her Ne Kadar
- Bulaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirli, Pis, Etki, İz, Karışık, Kirli, Yapışkan
- Alçak Gönüllü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütevazı, Tevazulu, Tevazukâr
- Lekelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirlenmek
- Ahize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıcı, Kulaklık, Almaç, Destek
- Parke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parke Taşı
- Yara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı, Cerahat, Dert, Üzüntü, Gedik, Yarık, Delik, Zede
- Seçkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzide, Kibar, Mutena, Seçme, Üstün, Elit, Mümtaz
- Aklı Kıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Saf
- Belirlenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayyen
- Tutkun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlanmış, Bağlı, Düşkün, Hasta, Mecbur, Meftun, Yangın
- Asabiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinirlilik
- Dökmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıtmak, Açıklamak, Açığa Vurmak, Bırakmak, Boşaltmak, Düşürmek, Harcamak, İfşa Etmek, Kullanmak, Ödemek, Saçmak, Salmak, Sarf Etmek, Serpmek, Söylemek, Taşımak, Yakmak
- Sacayak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sacayağı
- Soymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Garet Etmek, Vurmak, Yüzmek
- Sinyal Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korna Çalmak
- Opsiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçenek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü