Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yevmiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündelik, Vazife - Aktifleştirici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinleştirici
- Gün Batısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batı
- Gelir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanç, İrat, Hasılat, Medahil, Varidat
- Zulmetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıymak, Eziyet Etmek, İşkence Etmek
- Pepe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keke, Peltek
- Vestiyerci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Askılıkçı
- En kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arz, İşaret
- Sözlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lügat
- Tumturak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteriş, Şatafat
- Renkküre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kromosfer
- Buzdağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aysberg
- Umursamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsaklamak
- Kaynaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıcak Kaynak, Gayzer
- Çiklet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakız
- Diyalektik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyeleksel, Eytişim, Eytişimsel
- Mebzuliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Çokluk
- Alemdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayraktar, Sancaktar, Önder
- Düşük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az, Uşak Saldırma
- Nevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tür, Çeşit
- Sevinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayram, Ferah, Kıvanç, Mutluluk, Neşe, Şenlik, Şevk, Coşku
- Vücutsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cılız
- Nefeslemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üflemek
- Dadanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışmak
- Kalifikasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitelik
- İhtiyar Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlanmak
- Yarım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buçuk, Eksik, Noksan, Sakat
- Funda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalılık, Süpürge Otu
- Eşantiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örneklik, Bedavalık
- Puzzle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapboz
- Oyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlence, Dans, Düzen, Entrika, Hile, Kumar, Külah, Olta, Sahne, Temaşa, Temsil
- Çaykara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak, Pınar, Göze
- Temelsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asılsız, Yanlış
- Dize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mısra
- Kurutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok Etmek
- Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklık, Çare, Sistem, Yolculuk, Defa, Erkân, Ezgi, Gaye, Hat, Hız, Kere, Kez, Maksat, Metot, Minval, Muamele, Reçete, Sefer, Sırat, Suret, Şekil, Tarz, Uğur, Usul, Vadi, Yöntem, Araç, Nizam, Tutum, Gidiş, Amaç
- Giz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peçe, Sır
- Örgen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Organ, Uzuv
- Mızraksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargısız
- Sabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçen, Eski, Evvelki, Kabakki, Önceki
- Hatun Kişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü