Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cansiperane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canını Verircesine, Özveriyle - Mirim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyim
- Soyaçekim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıtım, Veraset, İrsiyet
- Aşhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafeterya, Lokanta, Mutfak
- Neoplazma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ur
- Nur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlık, Işık, Parıltı, Şavk, Ziya
- Prens kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tigin
- Tahkiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öyküleme, Anlatı
- Aktarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıntı, Nakil, Transfer
- Asilik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkaldırmak
- Topu Topu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi
- Mabat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıç
- Düzey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seviye
- Nezdinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanında, Katında
- Endüksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümevarım
- Yargılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhakeme Etmek
- Plasman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatırım
- Görülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastlanmak, Seçilmek
- Duşaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kösteklemek
- Tahkim Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berkitmek
- Döndürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Bükmek, Vermek, Yönetmek
- İtila Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yücelmek, Yükselmek
- Şüphe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşkulanmak
- İrtibat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgi, Bağlantı
- Bela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Felaket, Musibet, Çile
- Milletvekili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mebus, Vekil, Saylav
- Yalnızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahşet, Kimsesizlik, Issızlık
- Sonuncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nihai
- Fakül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benek
- Karıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Deşelemek, Deşmek, Dokunmak, Harmanlamak, İncelemek, Karmak, Katmak, Kurcalamak, Oynamak
- İndividüel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bireysel
- Meşbu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolmuş, Dolu
- Tamamlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümleç
- Sarhoşluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esriklik
- İncelikle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazikâne
- Eğimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyyal
- Zırıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırlamak
- İyilikbilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadirşinas, Değer Bilir
- Batma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğulma, Gömülme, İnkıraz, Dağılma, Çöküş, Yok Olma, Son Bulma, Çökme
- Selaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıcılık
- Tanıdık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşina, Bildik, Tanış, Yâr, Dost
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü