Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mehtap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ay Işığı - Ağız Kavgası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tartışma
- Müteveffa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölü
- Yazın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edebiyat
- Dinçlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzur, Mecal
- Sahtekârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolsuzluk
- Pile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvrım
- Uzaktan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahsen
- Taammüden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasten, Bile Bile, Tasarlayarak, Bilerek, İsteyerek
- Maalesef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ne Yazık ki, Üzülerek Söylüyorum, Yazık Ki
- Mızıkçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyunbozan, Şıltak, Şuluk
- Kararlaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek, Tayin Etmek
- Toygar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çayır Kuşu
- Sabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçen, Eski, Evvelki, Kabakki, Önceki
- Besbelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Apaçık, Şüphesiz, Pek Belli, Görünüşe Göre
- Takke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arakçın
- Garip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Tuhaf, Yadırganan, Yabansı, İlginç, Yoksul, Kimsesiz, Abus, Cins, Gariban, Yabancı, Zavallı, Gurbette Yaşayan, Elgin
- Arakçın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takke
- Kraliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Krallık
- Emanet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ismarlamak
- Hacet Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuvalet
- Firar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçma, Kaçış, Kurtulma
- Emcek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meme
- Murat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilemek, İstemek
- Çeşit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cins, Kalem, Nev, Soy, Tür, Türlü, Bölüm
- Danışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müracaat, İstişare, Müzakere, Müşavere, Konuşma
- Dakiklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayar
- Virajsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönemeçsiz, Düz
- Mazarrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar
- Yamanlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötülemek
- İkametgâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturulan Yer, Konut
- Çelmelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Badalak Vurmak
- Baziçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyun
- Mahkeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıevi, Yargı Yeri, Duruşma
- Dini Hikaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Menkıbe
- Kötek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baston, Dayak, Sopa
- Tezvir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dedikodu
- Gözletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalamak
- Seyran Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezinmek, Gezmek
- Kültürsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel
- Yürek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalp, Cesaret, Ciğer, Dil, Gönül, İç, İçeri, Karın, Kupa, Mide, Sadır, Sine
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü