Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tasarruf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biriktirim, Tutum, Kullanma Yetkisi, Para Biriktirme, Artırım - Vecih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz, Çehre; Yol, Tarz
- Emtia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mallar
- Mesaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber, İleti, Düşünce
- Zırhsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savutsuz, Korunaksız
- Savaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuruş, Cenk, Harp, Kavga, Muharebe, Mücadele, Sefer, Uğraşma, Didişme
- Pırıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldamak
- Balon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palavra
- Edimsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiili, Aktüel
- İstihsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarma, Elde Etme; Üretim
- Hulul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelme
- Buzulkuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diuca Speculifera
- Cila kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlatıcı, Gösteriş
- Tecziye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezalandırmak
- Alçaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zillet
- Poşet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Torba
- Duyultu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şayia
- Caize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahşiş, Armağan, Azık
- Karavaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kul, Cariye, Halayık
- Hemencek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Düzme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzmece, Sahte, Uydurma
- Geveze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atak, Boşboğaz, Çaçaron, Lafazan, Zevzek, Çenesi Düşük
- Geriz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lağım
- Prens kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tigin
- Mancana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıçı
- Diyabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeker Hastalığı
- Piyale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâse
- Kod kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizim, Harf
- Gücenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırık
- Ulaşmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nail
- Direkt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrudan, Birbaşa, Düz, Duraksız, Doğruca, Dolaysız, Aracısız
- Yamanlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötülemek
- Yordamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli, Yakışıklı
- Devingen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareketli, Mütearrik
- Arzuhal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilekçe
- Üst Üste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkışık
- Bölen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maksumunaleyh
- Mürettebat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayfa, Çalışman
- Yerleşmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- Yetiştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek, İletmek, Tamamlamak, Yapmak
- Satlıcan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zatülcenp
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü