Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Vecih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz, Çehre; Yol, Tarz - Yaşlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyar, Karı, Koca, Pinpon, (Göz) Sulanmış
- Spiker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşman, Sunucu
- Mektepli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okullu, Öğrenci
- Farenjit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yutak Yangısı
- Müziç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıcı
- Legalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasallık
- Çökek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çukur Yer; Bataklık, Sazlık
- Silsile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıra, Soy Sop, Atalar
- Merkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabir, Mezar
- Kombinezon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömlek, Düzenleme, Tertip, Kolsuz Entari
- Muhteşem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Görkemli, Gösterişli, Büyük Ve Göz Alıcı
- Bar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pas
- Ameliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eylem, Uygulama, İşlem
- Otokton kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerli
- Kalça Kemiği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oma
- Mamaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abla
- Çentik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kertik, Nişan, Küçük Oyuk
- Mahzur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınca, Engel, Çekince, Sonuç Kötülüğü
- İkirciklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tereddüt
- Adele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kas
Doğrusu Adale şeklinde yazılır.
- Cücük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filiz, Tomurcuk, Civciv
- Operatris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Operatör
- Oldu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evet, Tamam
- İnanç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüş, İman, İtikat, Kanaat, Kanı, Emniyet, Öğreti
- Parçalanmamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün
- Boşamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak
- Tolun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı (Ay) Bedir
- Girintisiz Çıkıntısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün
- Pasta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rulo
- Muvafakat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylamak
- Susmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakit
- Turuncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Narenci
- Gözlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Beklemek, Gözetlemek, İncelemek, İzlemek, Kollamak, Korumak, Müşahede Etmek, Tarassut Etmek, İntizar Etmek
- Leleklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumuşaklık, İncelik
- Kondansör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğuşturaç, Yoğuşturucu
- Değişmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesin
- Dayanışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topluluk
- Büzdürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büzmek
- Zeval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabahat, Öğle, Sorumluluk, Suç, Bozulma, Yıkım, Son, Düşkünlük, Yok Olma, Yok Edilme
- Yılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıkmak, Korkmak, Usanmak, Ürkmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü