Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Direkt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrudan, Birbaşa, Düz, Duraksız, Doğruca, Dolaysız, Aracısız - Giç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Enayi
- Kalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keyfiyet, Nitelik, Vasıf
- Turizmci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezginci
- Sarkıntılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşma, Tecavüz
- İğ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğirmen, Kirmen
- Servet Sahibi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varlıklı, Zengin
- Ağız Dalaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tartışma
- Yıldırgı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedhiş
- Yıldız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Kuzey, Şans, Talih, Sitare, Seyyare, Star
- Temizleyici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtıcı
- Müstahsil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üretici, Yetiştirici, Prodüktör, Üretmen
- Bilyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milyar
- Mesuliyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorumlu
- Şairlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ozanlık
- Yakmaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağıt, Brülör
- Yol Sakçısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Trafik Polisi
- Chat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söyleşi
- Ali Mektep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüksekokul
- Tepreşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nüksetmek
- Bir Numara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birinci, Tek
- Mütebessim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güleç, Gülümseyen
- Yürütme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcra
- Rekabet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarışmak
- Yıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ören, Harabe
- Lakırtı Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak
- Âşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurgun, Tutkun, Ozan, Sevdalı, Meşhur, Müptela, Yangın
- Kaynak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Bulak, Göz, Hazine, Kaynama, Kök, Memba, Menşe, Pınar, Kaynarca
- Çaylak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toy
- Godoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Kiralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak, İcareye Vermek
- Rızık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azık, Ruzi, Yiyecek
- Uyuşuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miskin, Uyuntu, Pısırık, Sünepe, Süst, Tembel, Uyuşmuş, Gevşek
- Ötümlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sedalı, Sürekli, Yumuşak
- Ümit Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek, Ummak
- Belirtilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamlanan
- Varsayım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faraziye, Hipotez
- Kumar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyun
- Tirit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Papara
- Donanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücehhez
- Ufalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçülmek, Büzülmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü